Annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2015 Cuma

BİR ZAMANLARIN EN MODASI RENKLİ HAVLU KENARLARI


Merhabalar sevgili dostlar,

Benim yaşıtlarım çok iyi hatırlar (35) bizim küçüklüğümüzde en moda çeyiz eşyalarından biriydi renkli dantel havlu kenarları. Kızlar daha gelinlik çağa gelmeden çok çok küçük yaşlarda başlanırdı çeyiz eşyası hazırlanmaya.

Annem çalışan bir kadın olduğu bir de geleneksel anlayıştan uzak bir yapıda olduğu için bana ve kız kardeşime bu tip standart çeyiz eşyaları hazırlamadı. O daha çok sanatsal çalışmalara yer verdi :)

Genelde havlu kenarıydı, danteldi, patikti, örtüydü işleri anneannemin el emeğidir. Bizler küçükken sırayla tüm kız torunlarına ve hatta erkeklere bir şeyler hazırlamıştır. Küçükken çok severdim, kıymetli hazinelerimdi bu örtü, mörtüler :)

Evlendim evleneli rahmetlinin el emeği havlu kenarı oyalı havluları kullanıyorum. Çok da hoşuma gidiyor doğrusu, bazıları sevmiyor ya. Çok gelenekçi değ,l,m ama bu tip şeylere değer veriyor, kullanmayı da seviyorum. Tabii belirli bir tarzım da var.

Geçtiğimiz yaz, oğlum evimizin önünde oynarken ben de onunla beraber indim sokağa, henüz tek başına bırakma yaşına gelmediğini düşünüyorum. O arkadaşlarıyla koşup oynarken ben de sardunyalarımın yanına, merdivene oturup bu iki havluya uygun kenar dantellerini ördüm.

Nasıl olmuş mu sizce de?

İpler Kartopu Sentetik oya ipi; havlular Özdilek









2 Şubat 2015 Pazartesi

YAZLIK YORGAN / YATAK ÖRTÜSÜ DİKTİM...


Merhaba sevgili dostlar;

Dikiş maceralarım devam ediyor. 

Kıyafet dikmeye bir süre ara verdim ama. Malesef sonuçlanamayan bir hamilelik sürecim oldu ve ikiz bebeklerimi ( cenin desek belki daha doğru olur ) kaybettim. Kilo aldım, verdim şiştim; bu nedenle beden ölçülerim değişken bu aralar. Ben de dikiş sevdama ev mefruşatı dikerek gem vuruyorum :)

Oğluma yazdan beri bir yatak örtüsü dikme niyetim vardı. Hem yazın hafif serin gecelerde üstünü de örtebilsin diye düşündüm. 

Bir kaç ay önce Eminönü Fincancılar'dan Taç'ın çocuk nevresim takımları için tasarladığı kumaştan çok uygun fiyata satın almıştım. Kumaş hem şirin, hem de kaliteli. En güzeli de ekonomik oluşu. Ben metre fiyatını 6 TL'den aldım. Hemen aynı sokakta tabaka elyaf satan bir küçük dükkandan da elyafını aldım. O da 6TL.

Ben ebatlarını 130 X 230 olarak tasarladım.

Büyük ebatlı parçalarla çalışmak ev koşullarında epey zor oluyor. O nedenle salonun halısını kaldırıp yerde çalıştım. Kumaşları önce uygun ebatlarda kesip overlok çektim. Yerde önce bir parçayı, üzerine elyafını, en üste de diğer parçayı serdim.



Yorganlama işleminde muhakkak düzgün teyel almak gerekiyor. Enine, boyuna ve köşegenler şeklinde üç parçayı birbirine teyelledim.

Daha sonra kapitone için paralel çizgileri ütü ile çıkan kalemle çizdim.

Dikiş makinesi ile bu çizgilerin üzerinden düz dikiş geçtim. Aman Allah'ım bu ne kadar zor oldu benim için. Koca parçayı hareket ettirmek epey zorladı beni. Bundan sonra böyle büyük parçaları çatıda atıl duran görümcemin sanayi makinesinde dikme kararı aldım. Masura ve makara ipliklerini iki farklı renk uyguladım. Böylece bir yüzü mavi, diğer yüzü yeşil iplikle dikilmiş oldu :)




Örtü kabaca şekle gelmiş oldu böylece :)

Kenarları verev biye geçtik mi bitti...

Biye için yine aynı yerden Taç nevresimlik bir kumaş seçtim. Verev biye yapmak için çok çeşitli yöntemler var. İleride size uygulamalı anlatmayı planladığım bir yöntemle birbirine dikişli upuzun bir biye hazırladım.



Daha sonra biyeyi örtüye teyelledim. Köşesini çevirdim. Makine dikişi ile geçtim üzerinden.



Tatammm örtü bitti bile. Oğlum iyi günlerde güle güle kullansın inşallah.

Artan kumaşı da yeni doğum yapan bir arkadaşımın oğlu için oyun örtüsü olarak değerlendirmeyi düşünüyorum bakalım :)


Selamlar, sevgiler

7 Ocak 2015 Çarşamba

KISA GÜNÜN KAR TATİLİ...



Kar tatili bizde böyle geçiyor işte... 

Cicili bicili artık kumaşlardan mutfak havluları diktim ve dumanı tüten cevizli, kuş üzümlü kurabiyeler yaptım. 

Çok kitap okudum, oğlumla bol bol oyun hamuru oynadım :))

Siz neler yaptınız?

Sevgiler...

1 Ocak 2014 Çarşamba

DANTEL BARDAK ALTLIĞI



Merhaba sevgili el işi sever dostlar;

Şimdilik arşivde bekleyen iğne oyası modellerine ara veriyorum. Bugün size başka bir şeyden bahsedeceğim. Dantelden, tığ işi bardak altlığı...

Annem genç bir kızken benim gibi sanata düşkünmüş. Sanırım bana ve kızkardeşime de bu yetenek ondan geçti. Eğitimi de müzik üzerine olmuş zaten. O zamanın en moda el işi dergisi "Saklambaç" mecmuasının tüm sayılarını alıp biriktirmiş. Ben de yeni yetişme çağında anneannemin İzmir'deki evinin bodrumunda onları bulmuş ve her yaz gittiğimde karıştırmaya başlamıştım. 

Şu an evimde bir kaç sayısını ve çeşitli bilgiler içeren kitapçıklarını saklıyorum severek :)) Bir ara sizlere fotoğraflarını çekeceğim, aklımda hep :))

İşte geçenlerde oğlum kaşla göz arasında acaba annemin kütüphanesinde çocuk kitabı bulabilir miyim düşüncesiyle, tüm kitapları, dergileri alaşağı etmiş. 

Söylene söylene kitapları raflara, dergileri kutulara dizerken elime geçti bu Saklambaç Mecmuaları :)) Bu örneği de orada gördüm ve 1-2 gece hevesle modele ve tarife baka baka tığ ile ördüm. Tığ işini ilk defa modelden bakarak çalışmış oldum. Eskiden uydurup yapardım ya da örülmüş bir örnekten.

Dantel ipim Kartopu...

Bu arada kahve fincanı da babannemin. En aşağı bir 70 yıllık :))


Uzun zamandır elime de almamıştım. Hatta evde tığ yokmuş ta tuhafiyeden bir koşu aldım. Benimkiler hep annemde kalmış demek.

Şimdi bu minik motifi eşim kullanıyor. Çayını, kahvesini içerken, kupasını olur olmadık yerlere koymamış oluyor böylece. Hem mobilyalar lekelenmiyor, hem de ben her seferinde zevkle bakıyorum motife, ne aşk benimki de değil mi :)


Candan selamlar...

26 Aralık 2013 Perşembe

İĞNE OYASINA NASIL BAŞLADIM...


Merhaba sevgili dostlar;

Bundan tam üç buçuk sene önce, yani oğluma hamileyken aktif çalışma hayatına ara verme kararı almıştım. Bunu hem yoğun çalışma tempomun beni zorlayacağını düşündüğüm için, hem de huzurlu ve sakin bir hamilelik geçirmek istediğim için yaptım. Önce uzun bir İzmir tatili yaptım. Bol bol yüzdüm, yürüdüm, sağlıklı beslendim ve huzur ile yıkandım resmen. İstanbul'a dönünce de bu huzuru devam ettirmek istedim. 3 ay kadar bir iğne oyası kursuna devam etmeye karar verdim. İğne oyası Ege bölgesinde çok yaygın olan ve geleneksel bir elişidir. Öğrenmeyi küçüklüğümden beri hep istemişimdir. Kurs öğretmenim karnı burnunda bir kursiyeri kabul etmeye pek gönüllü olmadı. Doğum yapınca bırakıp kaçacağımı düşünmüş olmalı. 3 ay kadar devam ettim ve en temel oyaları öğrendim. Doğumdan sonra hocayı haklı çıkarırcasına devam edemedim. Oysa ben gidebileceğimi ummuştum :))

Oğlumun ilk bir yılında elime kakalı bez dışında maalesef hiç bir şey alamadım :))

Sonra oğlum büyüyünce öğrendiğim basit teknikleri kitaplardan, internetten geliştirmeye çalıştım. Size daha önce yaptığım, bir çoğunu eşe dosta hediye ettiğim en eski çalışmalarımdan başlayarak sırayla göstermek isterim.

Fotoğraftaki Englısh Home markalı mutfak havlusuna yapılmış "Kelebekli Kaya" örneği. Havlu ile aynı renk oya ipi zürafalar üzerine çalıştım. Oya ipi olarak Çizmeli Dantel ipi kullandım.